ANİMASYON AKTİVİTELERİNE KATILAN ÇOCUKLARIN SOSYAL GELİŞİMLERİNDE MEYDANA GELEN POZİTİF DAVRANIŞLAR

Öğrt. Görv. Şebnem TELCİ, Öğrnc. İ. Burak SEZGİN


ÖZET

Modern dünyada yaşamını sürdüren genç nesil iletişim açısından farklılık yaşamaktadır. Teknolojiyi odak alan gençler, gerçek hayatın dışına çıkmaktadırlar. Bu olgu, sosyalleşmelerinde olumsuz yönde etkilemektedir. Teknoloji, amaç değil araçtır. Sosyal aktivitelerin ise ayrıştırıcı özelliği bulunmaktadır.

Bu çalışmada çocukların katıldıkları animasyon etkinliklerinin onlara sağladığı kazanımlar sayesinde çevresiyle iletişim kurarak, sosyal bir insan olma yolunda pozitif yönde ilerlediği göz önüne getirilmek istenmiştir.

Bu çalışmada litaretür taraması ve görüşme yöntemiyle bulgular saptanmıştır. Görüşme yöntemi ise 2 ailelerle birebir olarak yapılmıştır. Litaretür taramasında elde edilen bulgular tablo şeklinde ekte belirtilmiştir.

Sonuç olarak yeni neslin önemli bir sorunu olan sosyal olamama olgusunu ortadan kaldırmakta çocuk animasyonlarının büyük pay sahibi olduğu ortaya çıkmıştır. Gençlerde katıldıkları animasyon etkinlikleri sayesinde gelişen öz güven ve yardımlaşma duygusu onları istemeden de olsa toplumun bir parçası haline getirmekte ve onları çocuk çağlarında toplumla bütünleşen bireyler haline getirmektedir.

Anahtar Kelimeler: Çocuk, Animasyon, Sosyalleşme, Gelişim, Toplum, Teknoloji

GİRİŞ

Günümüzde animasyon ve animatörlük kavramı, yüzeysel, “şaklabanlık” diye nitelendirilen eğlence kavramı ile karıştırılmamalıdır. Animasyon kavramının gerçek tanımı; turizm işletmelerince turistlere yönelik olarak düzenlenen, turistlerin katılımıyla veya izlemesiyle gerçekleşen ve onlara psikolojik, zihinsel, sosyolojik, fiziksel güç kazandıran boş zaman değerlendirme etkinlikleridir. Animasyon genel tanımıyla boş zamanları değerlendirmek, özel günlere önem katmak amacıyla gerçekleştirilen ve izleyenlere de, katılanlara da psikolojik, zihinsel, sosyolojik, fiziksel güç ve motivasyon kazandıran aktivitelerdir.

Günümüzde, çocuklarda sokak oyunları kavramı ortadan kalkmıştır. Yaşanan, olumsuz hayat şartları, hırsızlık, yan kesicilik, çocuk kaçırma vb. olumsuz olaylar,  sosyal hayatı da etkilemektedir. Evlerde var olan şartlarla gelişimini tamamlayan çocuklar haklı olarak okul çağlarında okula ve çevreye uyum sağlayamamaktadır. Topluma katılacağı güne kadar evinde bilgisayar, bebek, araba ile oynayan çocuklar birlikte yapacağı aktivitelerde yardımlaşmayı ve paylaşmayı tam olarak anlayamadıklarından dolayı büyük sorunlar yaşarlar. Bu sorunlar onların ileriki yaşamlarına olumsuz olarak büyük etki eder. Fakat çocuklarımızın yaşıtlarıyla beraber emniyetli ve sağlıklı ortamlarda meydana gelen animasyon aktivitelerinde bir araya getirir ve onların toplum içinde gelişen bireyler olmasını sağlarsak çocuklarımızı kendisini ve çevresini tanıyan, uyum sorunu yaşamayan, kendisini toplum içinde en iyi şekilde anlatabilen, kendisine ve çevresine güveni tam olan bireyler olarak yetişmelerine yardımcı oluruz.  Ancak bu şartlarla çocuklarımızı en az hata ve zararla topluma kazandırabiliriz.

Çocukluk diye adlandırılan dönemde bireyler fiziksel ve sosyal olguları açıklamak için gerekli dil ve kavramları öğrenir. Eğer bu dönemde yanlış ortamda bulunursa bireyler bulunduğu yanlış ortama kendisine doğru olarak benimser ve topluma aykırı sadece belli bir kesime uyum sağlayan bireyler haline gelirler. Fakat bu dönemde onların gelişimlerine uygun animasyon aktivitelerine katılırsa izlediği yada canlandırdığı toplumla aynı hedefe sahip kahraman gibi olmaya çalışır. Bu yönde gelişen bireyler gerçekte var olan ve yaşan doğru yanlışı bilir bunlara göre hareket eder (ÖZER, 2001).

Animasyon ve rekreasyon kavramını bilen ailelerin çocukları toplum içinde kendini ifade edebilme becerisini kazandıran animasyon etkilikleri içerinde var olur ve ileride ileri de içine kapanık birey olmazlar. Yanlış yada doğru olarak varolan düşüncelerini topluma ve çevresine aktararak bunun paylaşımını yapar (BAŞARAN, 2005).

GEREÇ ve YÖNTEM

Bu çalışmada amaç çocukların gelişim çağlarında onların gelişimlerine en uygun eğitimi almalarının sonucunda sosyal bireyler haline geldikleri gerçeğini göz önüne getirmektir. Çalışmada ortaya çıkan gerçek bireylerin bulundurduğu birikimlerin mutlaka olması gereken öz güven ve beden dilini ile dışa vurulduğu  gerçeğidir. Aksi halde bireyin iç dünyası var olan ama dışarı aktaramadığı bilgi ve birikimlerin oluşacağı görülmektedir.

Çağımızda çocuklar için bu kadar önemli bir etkiliğin sadece geliş ülkeler farkına varmaktalar. Gelişmiş ülkeler ekonomik olarak ve çalışma saati açısında  rahat bir durumda olduklarından bu konuya daha çok önem vermektedir. Turistik amaçla ülkemizi seçen insanlar konaklama yerlerini onlara sunulan imkanlara göre belirlerler. Kendilerinin yanı sıra çocuklarının eğlenirken gelişimini sağlayacak etkinlikleri bünyesinde bulunduran işletmeler daha çok tercih edilir (HAZAR, 1999).

BULGULAR

Araştırmanın bir bölümünde ailelerle yapılan görüşmeler yer almaktadır. Görüşülen ilk aileye sorulan sorular ve alınan cevaplar şöyledir.

-Çocuğunuzun sokakta oynamasına izin veriyor musunuz?

–Hayır, başına bir kaza gelebilir

-Çocuğunuzun  kaç arkadaşı var ve bunları tanıyor musunuz?

–3 tane          , evet tanıyorum aynı apartmanda oturuyorlar.

-Çocuğunuzun bir becerisini söyleyebilirimsiniz?

–Çok iyi taklit yapar.

-Bu özelliğini nerede ve ne zaman  fark ettiniz?

–Anaokulu gösterileri sırasında yaptığı Tarkan taklidi çok güzeldi.

-Daha önce taklit yapıyor muydu?

–Hayır, hatta dans bile etmezdi.

Görüşülen ikinci ailede ise sorulan sorular ve alınan cevaplar şöyledir,

- Çocuğunuzun sokakta oynamasına izin veriyor musunuz?

–Hayır.

-Bunun nedeni nedir?

–Çünkü çevremizde oynayabileceği park yada bahçe yok, bu nedenle  çocuğumuzu onu geliştirecek faaliyetlere yönelttik. Yaz okulunu ve kış okuluna gönderiyoruz.

- Çocuğunuzun  kaç arkadaşı var ve bunları tanıyor musunuz?

– Sadece çevremdekileri tanıyorum ama tam sayısını bilemiyorum çünkü gittiği her kursta çokca arkadaşa sahip oluyor.

- Çocuğunuzun bir becerisini söyleyebilir misiniz?

–Çok hızlı koşuyor, iyi masal anlatıyor bizce en önemlisi gittiği her yere uyum sağlıyor. Şuana kadar hiç kavga ettiğini duymadın. Belki de bu sayede çok sayıda arkadaşı var ve öğretmenleri tarafından sevilen bir çocuk.

-Kurslardan  önce aynı özelliklerinden söz edebilir miydiniz.

–Hayır, çünkü bütün gün evde yaramazlık yapıyordu.

Araştırmanın diğer bölümünü ise kaynak taramasından oluşturulan verilerdir. Tablo-1 deki araştırma animasyon etkinlikleri sunan konaklama yerlerinin turistler açısından ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bu tabloda”Antalya Yöresine Gelen Yabancı Turistlerin Tercih Ettikleri  Konaklama İşletmelerinin Oransal Dağılımı” göz önüne getirilmektedir.

TABLO-1

Tercih Edilen Konaklama İşletmesi Türü Toplam Turist Sayısı İçindeki Tercih Yüzdesi
Tatil Köyü 52,48
Otel 27,2
Apart Otel 8,58
Pansiyon 7,11
Motel 3,61
Kamping 0,79
Oberj 0,23
TOPLAM 100

TARTIŞMA ve SONUÇ

Ailelerle yapılan görüşte ortaya çıkan veri çocukların günümüz şartlarından dolayı sokak oyunlarından ve çevresinde uzak büyüdükleri, bu nedenle çok az sayıda arkadaş edindikleri, kişisel becerilerinin farkında olmadıkları gerçeğidir. Çocuklar bu şartlar altında büyüdüklerinde topluma ayak uydurma gibi çok önemli bir sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bunun sonucunda bireyler toplumdan uzak sosyal olamayan bireyler olarak büyümektedir. Fakat farklı animasyon etkinliklerine katılan bireylerin farkında olamadıkları becerileri ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda bireyler katıldıkları animasyondaki çevreyle etkileşime geçerek paylaşımı kendisine ve çevresine güven duymasını öğrenmektedir. Bu sayede bireyler kendilerini toplumda en iyi şekilde ifade ederek toplumun bir parçası haline gelmektedir. Hem toplumdan bilgi ve beceri kazanmakta hem de topluma kendisinden duygular katmaktadırlar.

Kaynak taramaları sonucu oluşturulan  tablo-1 de ise gelişmiş toplumlarda gelişim çağında animasyon etkinliğinin ön planda tutularak çocukların en iyi ve en doğru yöntemlerle gelişimini tamamlatılması göz önüne gelmektedir. Turistik amaçla gelen bireylerin çocuklarının ve kendileri için animasyon etkinliğinin çok önemli bir unsur olduğu görülmektedir. Eğlence amaçlı bile olsa yapılacak etkinliklerin kendilerine bir şeyler katacağını düşünmektedirler. Bu nedenle turistik alanlarda tatil için gelen bireylerin her zaman kendilerine güvenerek etkinliklere katıldığı görülmektedir. Katıldıkları etkinliklerin iş, aile ve toplum ilişkilerinde her zaman pozitif etki yaptığı görülmektedir.

Sonuç olarak çocukların mutlaka animasyon etkinlikleri içinde yer almaları gerekmektedir. Ancak bu sayede kendine toplum içinde yer bulan sosyal bireyler olabilirler. Toplumla uyum içinde yaşayan bireyler daima başarı olurlar. Geçmiş yaşantılarında kendini ifade edemeyen bireyler her zaman çekingen kalırlar. Bireylerin kendilerini ifade edebilmeleri için öz güven duygularına sahip ve bilgi becerisinin farkında  olmaları gerekir. Günümüz şartlarında bunu ancak çocukluk çağında oluşturacak animasyon etkinlikleri ile yapmak mümkündür.

KAYNAKLAR

GÜL, G.K. (2005). Çocuklar ve Spor. Bağırgan Yayımevi. Ankara

HAZAR, A. (1999). Turizm İşletmelerinde Animasyon. Detay Yayıncılık. Ankara

ÖZER, D.S. (2001). Çocuklarda Motor Gelişim. 2.Baskı. Nobel Yayımevi. Ankara

BAŞARAN, Z. (2005). Rekreasyon Oyunları ve Alıştırmaları. Bağırgan Yayımevi. Ankara

ÖZERKAN, K.N. (2004). Spor Psikolojisine Giriş. Nobel Yayımevi. Ankara

Şebnem TELCİ

ÖĞRETİM GÖREVLİSİ

Leave a Reply