Archive for the ‘Alper Yusuf KÖROĞLU’ Category
BEBEĞİNİZİN DUYGUSAL BESİNLERİ: “Güven, Sevgi, Uyarıcı Çevre ve Etkin Öğrenme”

Doğum sonrası dönemin başlangıç noktası, göbek bağı kesilip çocuğun soluk almasıyla birlikte başlar. Çocuğunuzun hayatın ilk yılında güven duygusunu geliştirmesi ve kritik evreyi başarılı veya başarısız olarak atlatması sizin davranışlarınıza bağlıdır. 1 yaşına kadar çocuğun bulunmak istediği ortam güvenli bir ortamdır. Güven ve güvensizlik duygularının tohumu bu evrede atılır. En ideal çözüm, bebeğin ebeveynine güvenmeyi öğrenmesidir. O, ayrıca kendi yeteneklerine güvenmeyi de öğrenmelidir. Bütün bunların anahtarı, bebeğin sizinle güven dolu bir ilişki içinde olmasıdır. Read the rest of this entry »
23 NİSAN GÖSTERİLERİ VE ÇOCUKLARIMIZ!
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı! Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK tüm dünya çocuklarına armağan etmiş bu harika günü. Bizlerde her yıl, çocuklarımıza armağan edilen bu güzel günü, yine çocuklarımızla birlikte kutlarız. Ya da kutladığımızı zannederiz! Read the rest of this entry »
OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE CİNSEL EĞİTİM
Saygıdeğer Okurlar;
Zaman ne de çabuk geçiyor değil mi? Oysa daha dün gibi hatırımızda, sizlerle bu köşede ilk buluşmamız. Ama ardımıza dönüp baktığımızda koskoca bir yılı geride bırakmış olduğumuzu görüyor ve buna hem seviniyor hem de üzülüyoruz.
Zaman geçiyor ya hızlıca, gözümüzün nuru çocuklarımız da büyüyorlar aynı hızda. Büyüyorlar ama ailelerine yükledikleri sorumluluklarıda beraberlerinde büyütüyorlar ve bir zaman sonra herşeyi sorar oluyorlar. “Anne-Baba ben nasıl doğdum?” Read the rest of this entry »
EYVAH! ÇOCUĞUM YALAN SÖYLÜYOR
Yalan; çeşitli sebeplerle insanları yanıltmak veya yanlış bilgi vermek amacıyla planlanan düşüncelerdir. Bu düşüncelerin dile getirilmesine ise “yalan söylemek” denir. Yani yalan söylemekte bir kasıt vardır ve birey bunu isteyerek yapmaktadır. Read the rest of this entry »
CİVCİVLERİ “SEVGİ” İLE YEMLEME “ZAMAN”I
Analar büyüttü, analar yürüttü ve babalar eğitiyor…
Adam, yorgun vaziyette işten döndüğünde, 6 yaşındaki oğlu yanına yaklaşıp sormuş;
- Baba, saatte kaç para kazanıyorsun?
- Git oğlum, zaten akşama kadar çok yoruldum. Hadi odana...
- Babacığım lütfen…
- Peki mutlaka öğrenmek istiyorsan 20 dolar.
- Tamam babacığım, peki bana 10 dolar borç verir misin?
- 10 dolar senin için çok para, kimbilir gereksiz neler alacaksın. Haydi odana git ve kapını kapat.
Çocuk, boynunu büküp, sessizce odasına gitmiş. Aradan biraz zaman geçmiş, adam çocuğa ne için istediğini bile sormadan sert davrandığına üzülmüş ve çocuğun odasına gitmiş;
- Al bakalım istediğin 10 doları. Biraz önce çok yorgundum, konuşacak halde değildim, demiş.
Çocuk, dinlemeden 10 doları almış ve sevinçle haykırmış;
- Teşekkürler babacığım.
Sonra, bir kutunun içindeki buruşuk paralarını çıkarmış, saymış ve babasına doğru bakmış. Baba sinirli bir şekilde;
- Paran olduğu halde niye benden para istiyorsun?
diye bağırdığında, çocuk;
- Ama yeterince param yoktu.
demiş ve babasının gözlerinin içine bakarak, elindeki paraları uzatmış;
- Babacığım, işte sana 20 dolar, bir saatini alabilir miyim?.. Read the rest of this entry »








