OYUNCAK HİKÂYESİ (1)
İLK MERHABA!
Merhaba sevgili okurlar. Sizlerle böyle güzel bir sitede buluşmak benim için çok güzel bir duygu.
Sayın Alper Yusuf Köroğlu’ndan bu teklifi aldığımda, oldukça mutlu oldum ve çok heyecanlandım. Sizlerle, yazdığım kitaplar, imza günlerim, çeşitli dergilerdeki yazılarım ve kişisel sitemden sonra şimdi de bu çok sevimli sitede buluşuyoruz.
Konu çocuklar olduktan sonra, akan sular duruyor değil mi? İlkyazımın konusu OYUNCAK HİKÂYESİ. Bu gerçekten de çok önemli bir konu diye düşünüyorum. Oyuncaklar çocuğun en önemli gelişim aracı ve olmazsa olmazıdır. Çocuğun dünyası neredeyse oyuncakla kurulur ve belli bir döneme kadar oyuncakla devam eder. Bu çok önemli, çok gerekli ve vazgeçilmez bir süreçtir. Çocuğu oyuncakla ne kadar çok kaynaştırırsak, çocuk o derece başarılı bir ön çocukluk geçirmiş olur.
Buraya kadar her şeyi yolunda kabul ettiğimizi düşünelim. İşin bundan sonraki kısmı ise, daha da büyük bir önem taşır. İşte bu kısmı, oyuncağın seçimidir. İyi seçilmiş bir oyuncak ne kadar yararlı ve geliştirici ise; bunun tersi bir durum, bir o kadar olumsuz sonuçlara neden olacaktır.
Oyuncak pazarının büyüklüğü ve cazibesi düşünüldüğünde, oyuncak üreticilerinden bir bölümün, işin sadece ticaretinde olduğunu ve aileleri sadece ticari bir meta olarak gördüğünü üzülerek kabul etmek zorundayız. Her sektörde işini iyi yapan insanların olduğunu görüp takdir etmek kadar, bunu kötüye kullananların da olduğunun farkına varmak ve seçici davranmak gereklidir. Bu, her ebeveyn ve eğitimcinin sorumluluğu ve görevidir. Sadece oyuncak almış olmak için oyuncak alınmaz. Oyuncağın niteliği ve içeriği gerçekten de hayati bir önem taşır.
Oyuncak her şeyden önce zararsız olmalıdır. Bu zararsızlık, fiziki ve duygusal zararsızlık kriterleriyle başlar. Bunu çoğaltmak elbette olasıdır. Oyuncak sağlıklı, rahatlatıcı ve yararlı olmalıdır.
Kitaplarıma ısrarla belirttiğim bir durum var; “cüzdan babalığı”. Yani sadece çarşı ihtiyaçları karşılanarak ana-babalık yapılamaz. Bu, ayrı bir köşe yazımın konusu olacak ilerleyen günlerde. Konunun bu yazıyla ilgili bölümünü, pahalı oyuncak alma tutkusu oluşturmakta. Acaba sadece pahalı oyuncaklar alarak bir ebeveyn abidesi olabilir miyiz? Bence bu çok zor. Ayrıca, pahalı oyuncak her zaman için iyi oyuncak anlamına mı gelir? İşte bu da oldukça zor.
Not: “ebeveyn abidesi” sözünü ilk defa kullanıyorum. Daha önce de okuduğum kitaplarda rastlamamıştım. Umarım, ilk bulan ben olmuşumdur!
Mehmet Murat DÖĞÜŞGEN
YAZAR – EDİTÖR – ELEŞTİRMEN





