Eğitim Sistemine Karşı “Birinci Yaratıcı Drama Savaşı”

  • 03 Kasım 2014
  • 532 kez görüntülendi.
Eğitim Sistemine Karşı “Birinci Yaratıcı Drama Savaşı”

This Week in the Flathead: Alpine Kids! Theatre Project

 

Ve savaş başlıyor…

Ülkemizde 1980’li yılların hemen başında tiyatro, güzel sanatlar ve eğitim bileşkesinde tanınmaya çalışılan yaratıcı drama kavramı, o yıllarda bir avuç insanın “– Evet, yel değirmenlerine karşı savaşabiliriz” cesaretiyle kendini var etmeye çalışmıştır. 1985 yılında ülkemizde düzenlenen uluslararası yaratıcı drama semineri yel değirmenlerine karşı kurulacak ordunun ilk neferlerine: neye karşı, nasıl savaşılacağına ilişkin önemli ipuçları sunmuştur. Ardından düzenli olarak iki yılda bir yapılan seminerler ile bu neferler artmış, yaratıcı dramanın olmazsa olmazı oyunlar ve canlandırmalarla beslenmişlerdir. Yıllardır süregelen kemikleşmiş eğitim anlayışına karşı gerçekleştirilecek savaşta bu neferlerin güçlü, dirayetli, donanımlı olması önemi daha da artmıştır. Bu doğrultuda; Ulusal-Uluslararası seminerler, Yaratıcı drama alanında Demokratik Kitle Örgütü kurulması, Yüksek Lisans programları, Milli Eğitim Bakanlığı Öğretim Programlarında yaratıcı dramanın bir ders olması… gibi kazanımlar elde edilmiştir.

Yaratıcı Drama, Sorgulama ve Paylaşımın Yanında

Ülkemiz eğitim dizgesinin yetiştirmekten büyük haz duyduğu, sorgulamaktan uzak öğrencilerimizin : “- Ama öğretmen öyle dedi, o zaman doğrudur” anlayışını değiştirmek pek kolay değil doğrusu. Yaratıcı drama alanı öğrencilere bir birey olduklarını anımsatmak adına “- Hayır, senin düşüncen çok önemli” şiarıyla hareket etmeyi tercih etmiş bir alan olmuştur. Bu değere ulaşmaya çalışırken; grubu oluşturan tüm katılımcıların düşünce, duygu ve yaşam deneyimlerini önemsemiştir.

Yaş grubu ne olursa olsun yaratıcı drama çalışmasına katılmış bir bireyin kendi cebinde biriktirdiği yaşam deneyimleri çok değerlidir. Bu deneyimler yargılanmaksızın eğitim ortamına sunulmakta ve kullanılmaktadır. Katılımcıların işlenecek tema çerçevesinde gerçekleştirdikleri bir dizi aşamalı etkinlik bu deneyimlerim paylaşması için ortam sağlamaktadır.

Nasıl Bir Aşamalılık?

Katılımcılar işlenecek tema çerçevesinde öncelikle ısınma ve hazırlık çalışmaları gerçekleştirirler. Bu aşamada daha çok fiziksel ve zihinsel ısınmalar gerçekleşir. Oyunlar bu aşamanın vazgeçilmez araçlarıdır. Özellikle okulöncesi dönemde bu aşamada oynanan oyunlar, çocukların yaratıcı drama dersine ve derste işlenecek konuya ilişkin tutumlarını genellikle olumlu yönde etkiler. “-Öğretmenimm hiç bitmesin lütfen” aşaması da denebilir.

Yaşam deneyimlerimizin ve cebimizde biriktirdiklerimizin paylaşıldığı aşamada ise canlandırma çalışmaları yapılmaktadır. Katılımcılar canlandırmalar yapılmadan önce genellikle küçük gruplar halinde yapılan paylaşımlarda bulunurlar. Demokratik tutum geliştirme, farklı düşüncelere saygı gösterme, kendini ifade etme, estetik duyarlık geliştirme gibi pek çok önemli kazanım konuya ilişkin kurgusal durumların yaratılmaya hazırlandığı bu küçük gruplarda gelişim gösterir. Canlandırma sahnelendiğinde ise; daha önceden pek deneyimlemeye alışık olmadığımız, alıştıkça korkacak bir şey olmadığını fark ettiğimiz, keyfine vardığımız, sınırlar içerisine girilir. Hiçbir biçimde profesyonelliğin aranmadığı bu aşamada doğallığın odakta olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu aşamada özellikle

Okulöncesi dönemde tüm grupla, eş zamanlı rol çalışmaları gerçekleştirilir, daha çok Öğretmen rehberliğinde gerçekleşen bu aşamaya: “-Acaba yapabilir miyim? Evet, evet yaparım, yapabilirim!” aşaması da denebilir.

Peki şimdi ne oldu? Nereye vardık? Ne kazandık? sorgulamasının gerçekleştiği aşama ise değerlendirme aşamasıdır. Katılımcılar bu aşamada yaratıcı drama sürecinin kendilerinde bıraktığı izi duygu, düşünce ve kazanım bağlamında tartışırlar. “ -Bu oturumun bende bıraktığı iz…” aşaması olarak adlandırmak yanlış olmayacaktır.

Yaratıcı Drama Sihirli Bir Değnek mi?

Eğitim sistemimiz içerisinde bir çok uygulama ve yaklaşım; düşünen, üreten, sorgulayan, yaratıcı bireyler yetiştirme gereksinimini karşılayamamıştır. Her yeni yaklaşıma ve yönteme kahraman gözüyle bakan karar koyucular, yaratıcı dramaya da aynı anlamı yükleyip eğitim sistemini kurtaracak yöntem olarak bakmışlardır. Yapısından kaynaklı tüm bu eksikleri giderebilecek güce sahip yaratıcı drama, nitelikli bir biçimde planlanıp uygulandığında karar koyucuların ekmeğine yağ sürebilir. Nitekim şu ana kadar “yağ” işlevini yerine getirmiş yaratıcı drama alanı kendi hedefleri göz önüne alındığında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiştir. Hedef gözetilen bu işlevler göz önüne alındığında yaratıcı drama, dönüştüren tavrı ile bir sihirli değnek gibi görülebilir fakat üzerine yüklenen onca yükten dolayı bu sihirli değneğin de bir yorulma anı olduğunu unutmamak gerekir ki alanın kendisinin de böyle bir sihirli değnek iddiası yoktur.

Zeki Özen

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, İlköğretim Bölümü

 

Kaynak: http://www.egitimpedia.com/egitim-2/egitim-sistemine-karsi-birinci-yaratici-drama-savasi

Beğendiğiniz içerikleri istediğiniz anda aşağıdaki butonları kullanarak paylaşabilirsiniz!
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ