ÇOCUKLARDA YABANCI DİL ÖĞRETİMİ

Öğr. Gör. Alper Yusuf KÖROĞLU

Yazarın şu ana kadar yazılmış 6 makalesi bulunuyor.
  • 02 Mayıs 2017
  • 501 kez görüntülendi.

Çocuklara yabancı bir dilin ne zaman ve nasıl öğretilmesi gerektiği, son yılların en popüler tartışma konularından birisidir. Yaşanılan tüm bu tartışmalar neticesinde fikir birlikleri de ortaya çıkmaktadır. Her şeyden önce, çocuklara yabancı bir dilin mümkün olduğunca erken yaşta, yani okul öncesi dönemden başlayarak, ilkokulu da içerisine alan evrede verilmeye başlanması gerektiği varılan bu fikir birliklerinden birisidir. Çünkü araştırmacılara göre bireyin yaşı ilerledikçe yeni bir dili öğrenme becerisi de giderek azalmaktadır.

Bir diğer tartışma konusunun ise, yabancı dilin çocuklara nasıl öğretilmesi gerektiği olduğunu belirtmiştik. Bu konuda da varılan fikir birliği ise çoğunlukla şu yöndedir. Yabancı dil öğretilirken bir çocuğun ana dilini öğrenirken geçirdiği süreçleri takip etmek gerekmektedir. Çünkü adı yabancı dil olsa bile öğretilen ve öğrenilen bir dildir ve insanların bir dili öğrenme şekilleri evrensel olarak benzerlik gösterir.

Öyleyse bir insanın ana dilini öğrendiği süreçleri gözden geçirelim ve buna göre yabancı bir dilin öğretiminde izlenmesi gereken en doğru süreci belirtelim. İnsan daha dünyaya gelmeden, çevresinde olan bitenleri sesler aracılığıyla duymaya başlar. Bu duyma eylemi doğumla birlikte, bilişsel gelişimin de ilerlemesiyle dinlemeye dönüşür. Doğumdan sonraki yaklaşık 1-1.5 yıllık bir süre içerisinde çocuklar, içerisinde bulundukları kültüre ait dili yani ana dillerini yalnızca dinlerler. Bu dönemin sonlarında çocukların tek tük sözcükler söylediklerini görürüz. Bu zaman diliminde çocukların konuşmaması, onların etraflarında konuşulanları anlamadığını göstermez. Çünkü bu dönemde çocukların alıcı dil yapıları gelişme gösterir ve ifade edici dil becerileri henüz gelişmemiştir. Bu dönemin sonuna doğru kendisine söylenenleri anlamalarına rağmen kendisine sorulan sorulara yanıtlar vermekte güçlük çekerler. Çocukların 1.5-2 yaş arasında genelde iki sözcük kullandıklarını ve 2-3 yaş aralığında da üç ve daha fazla sözcüğün kullandıklarını görebiliriz. 3-6 yaş aralığında da artık ana dilin yapısal özellikleri göz önünde bulundurularak konuşmanın gerçekleştiğini görebiliriz.

Yani bir çocuk; ana dilini uygun şekilde konuşmak için yaklaşık 6 yıllık bir süreci etkili bir şekilde geçirmesi gerekmektedir. Bu noktada dikkatimizi çeken bir şey olmalı. Çocuk hala okumayı ve yazmayı öğrenmedi. Çünkü okuma ve yazma, konuşmadan sonra öğrenilebilecek bir beceridir. Ana dilin öğrenilmesi aşamasında çocukların konuşmak için kullandıkları kelime dağarcıkları, yetişkinlerle ve arkadaşlarıyla kurdukları diyaloglar, oynadıkları oyunlar, şarkılar, gördükleri resimler ve nesneler yani geçirdikleri yaşantıları vasıtasıyla gelişmektedir.

Bu noktadan hareketle çocuklara yabancı dil öğretiminde öncelikle ve özellikle üzerinde durulması gereken noktalar dinleme, anlama ve konuşma becerilerinin geliştirilmesidir. Yine ana dilin öğrenimi aşamasında olduğu gibi çocukların yabancı dil kelime dağarcıklarının oyunlarla, diyaloglarla, şarkılarla resimlerle ve nesnelerle yani yine yaşantıları vasıtasıyla geliştirilmesi gerekmektedir. Önemli olan çocukların yabancı dildeki kelimenin ana dildeki karşılığını ya da tam tersini bilmesi değil, karşılaştığı nesne, durum veya olayın yabancı dildeki karşılığını bilmesi yani yabancı dilde düşünebilmesinin sağlanmasıdır. Öyleyse çocukların kelime dağarcıklarını geliştirirken, yabancı kelimelerin ana dildeki karşılıklarının ya da tam tersinin yazılarak ezberletilmesi de doğru bir yaklaşım olmayacaktır.

Alper Yusuf KÖROĞLU

Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı

Öğretim Görevlisi

Beğendiğiniz içerikleri istediğiniz anda aşağıdaki butonları kullanarak paylaşabilirsiniz!
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ